Anne With An ' E '

03:42:00

  Harikulade bir dizi izledim ve abartmıyorum şimdiye kadar izlediğim en güzel , en harika , en enfes , en naif, diziydi . Lucy Maud Montgomery 'nin 1900lerin başında yazdığı , ' Anne ' serisini bilir misiniz ? İçlerinden en bilineni de ' Anne of Green Gables' . Çok güzel bir çocuk romanıdır . Ben Amerika da İngilizcemi geliştirmek için okurdum ve içinde kendime dair çok şey bulmuştum ve aşırı derecede Anne'i kendime benzetirdim . Aynı zamanda çizgi filmleri ve animeleri de vardı , onları ise ayrı bir aşkla izlerdim . Ciddi bir Anne hayranıydım anlayacağınız . Ve bir gün bir dizi buldum , izliyorum izliyorum ama nereden tanıdık olduğunu hatırlamıyorum neden sonra bende bir ampul yandı , çocukluğumun kahramanını dizi olarak izliyormuşum meğerse . Nasıl bir mutluluk anlatamam , bütün çocukluğum , çizgi filmleri ve kitabı ile geçmiş nasıl sevinmem ama dimi ? Aslında , ' Anne ' ile ilgili tek dizi bu değilmiş , 30lu ve 80li yıllarda çıkmış başka versiyonları varmış ama onları ne kadar arasam da bulamadım - bulanların şu zavallıya , Allah rızası için haber vermesi önemle rica olunur 😂 - . Evet diziyi izlememin çok önemli (!) psikolojik sürecinden sonra , dizinin konusuna sonunda geçiyorum ; 


 * Dizimiz , CBC Kanada yapımı , netflix de yayımladı aynı zamanda. Yazarı ' Breaking Bad'in ' de yazarıymış . İkinci sezon onayı da aldı , ha gelir ha gelecek , eli kulağındadır - ayy inşallah - . Tek sorunu 7 bölümcük olması , doyamıyorsunuz zira . *

  1900lerin başı , Kanada 'nın şirin mi şirin , güzel mi güzel bir kasabası . Marilla ve Matthew Cuthbert kardeşler , koca çiftliklerinde bir başlarına ve yaşlı halleri ile çiftlik işlerini yetiştirememekten ötürü , çalıştırmak için, yetimhaneden bir erkek çocuk evlat edinirler . Tabi amaç ihlaslı olmayınca işler umdukları gibi gitmez . Onlar oğlan çocuk beklerken , bir bakarlar ki , havuç rengi hayranlık uyandıran saçlı - ama o saçlarını sevmiyor , resmen nimete şükürsüzlük -  zayıf bir kız çocuğu , adı Anne ama 'a ' ile değil ' e ' ile söyleniyor ve buna da , o çok önem veriyor  .

  Birde bir çenesi düşük ki sormayın , sürekli konuşuyor ama basit kelimelerle değil çünkü o , büyük fikirleri ifade etmek için , büyük kelimeler gerektiğine inanıyor , ki öylede yapıyor bıcırık , bir kelime dağarcığı var maşallah sonu yok ve büyük kelimelerini öyle bir tutku eşliğinde söylüyor ki , yanına gidip kocaman sarılmak istiyorsunuz , aferin be kız , nasıl tutkunu öyle güzel dışa yansıtıyorsun sen öyle .


Gözümüzden kaçıp giden küçük , muhteşem güzellikleri , bir şekilde bulup onları yine ender bir şekilde ve tabi ki süslü kelimeleriyle öyle bir anlatıyor ki , ben yaşamıyorum herhalde , yada yaşayamamışım hiç diye dolanıyorsunuz . Ve en önemli özelliği ise aşırı hayalperest , sizi buradan alıp çok uzaklara götürüyor , şaşıp kalıyorsunuz .


  İşte bu dünya tatlısı kızcağız bir yanlışlık sonucu , Cuthbertlerin çiftliği , Green Gables'a gönderilince  olaylar karışıyor . Matthew , çok şefkatli , sessiz ve çok minnoş bir amcamız ama Marilla çok sert , kesin ve katı kuralları var hatta başta çok merhametsiz gibi bile gözüküyor . Ama kasaba halkının davranışlarını görünce anlıyorsunuz , Marilla merhametsiz değil biraz sert sadece fakat iğrenç kasaba halkı o kadar zalim ki , zavallı Anne'e yapmadıklarını bırakmıyorlar . Neyse bizim , kızçe onu yanlışlıkla buraya getirildiğin anlayınca yıkılıyor , istenmemenin acısı ile salya sümük ağlıyor bizim yavrucak . Haline acısa da yine de onu Marilla başta istemiyor ama vicdanı el vermiyor bizim ufaklığı göndermeye ve bu sayede Anne , Green Gables 'ın bir üyesi oluyor ...


 * Öncelikle söylemeliyim ki , Anne karakterini oynayan kızçe ( Amybeth McNulty ) , müthiş bir oyuncu . Anne karakterinin bütün aşırı ve abartı hareketlerini çok doğal bir şekilde adeta yaşayarak oynuyor , böyle aşırı hareketleri olan karakterleri yapay olmadan oynamak her baba yiğidin harcı değildir - aferin kız - .

* Anne çok harika bir çocuk , hayalleri ve konuşmaları beni benden alıyor .

  Varan 1,



  Varan 2,


  Varan 3,


* Birde muhteşem betimlemeleri var ki , onlara söyleyebilecek söz bulamıyorum .


*Duygularını o denli yoğun yaşıyor ki , sizde onunla birlikte bir coşuyorsunuz . Üstüne o duygularının hepsini dışa yansıtıyor ve hayranlığınız katbekat artıyor . Nasıl oluyor da bütün düşüncelerini dışa yansıtıyor diye sormadan edemiyorsunuz .

  Varan 1,

  Varan 2,

  Varan 3, 




Dikkat , dikkat buradan sonrası spoiler içermektedir , izlemeyenleri son paragrafa alalım lütfen ,

* Anne 'i çok sevmeme rağmen , üzüldüğünde kendini oradan oraya atması , bağıra bağıra ağlamasını sevemedim . Aynı şekilde yalnız kalmamak için , fedakarlık yapması da can sıkıcı bir durum . Örneğin gıcık Ruby seviyor diye , Gilbert ile konuşmaması . Konuşmamasına rağmen , Gilbert onunla konuşunca , Ruby ve diğer kızların ona karşı takındıkları tutum çok sinir bozucuydu . Onunla konuşmadığı için, en sonunda Gilbert 'ın ' Havuç' diyerek örüklerini çekmesi ve Anne'nin ,'  ben seninle konuşmuyorum ' deyip yazı tahtasını zavallı çocuğun kafasında kırması ve sonunda da Gilbert'ın , 'az önce konuştun ' dediği sahne favori sahnem , canım sıkıldıkça bu sahneyi açıp izliyorum .

* Sınıfındaki kızların hepsi tam bir sürü psikolojisi içinde uyuz hareketleri olan kızlardı . Diana en yakın arkadaşı olmasına rağmen , sürekli onların tavrına göre Anne ile arkadaşlığını devam ettirmesi ise başka bir sinir bozucu olaydı . Kötü bir arkadaş değildi hatta belki de çok iyi bir arkadaştı ama dışlanma korkusu ile yaptıkları sinirlerime dokundu .


*Ruby tam bir cadıydı. Evi yandıktan sonra bile , ona evini açan Anne 'e ben asla gitmem diye huysuzlanıp ağlaması ve devamında bütün elbiselerim yandı diye yine ağlaması çok sinir bozucuydu . Ama devamında Anne'nin benim iki elbisem var , birini alabilirsin demesi çok tatlıydı . 


* Gilbert , ah Gilbert , ne harika bir karakterdi öyle . Hem zeki , hem terbiyeli , uslu bir çocuk , hem yardım sever,  üstüne üstlük herkesin favorisi , baya ütopik bir karakter anlayacağınız . Orijinalinde de böyle miydi bu çocuk ? Çok yaramaz ve sürekli Anne ile uğraşmıyor muydu, yoksa ben mi yanlış hatırlıyorum  ? Her neyse neydi , önemli olan dizideki muhteşem karakterli , mimik canavarı , çok güzel bakan bir çocukcağız olması konumuz .

  Cidden büyük bir hayranlık ile izledim . Kasabanın bütün geri kafalı insanlarına rağmen , Anne karşı o kadar iyi davrandı ki . Salak sınıf arkadaşları , Anne'e sırf yetim diye etmediğini bırakmazken , üstüne de gelip niye yetim kızla yürüyorsun sorusuna , niye olmasın , nereden geldiği önemli değil , güzel bir kız güzel bir kızdır deyip kendine hayran bıraktı beni . Ah birde tatlı dilli ki sormayın , tatlı dili ile sorunları da çok kolay çözüyor . Bu dünya tatlısı çocuğu daha övmek isterdim ama devam edersem sayfalar yetmeyecek buna 😂.


* Matthew , çok şefkatli bir emicemizdi . Çok sessiz sakin dolandı durdu . Kendi konuşkan değildi ama Anne'nin konuşmalarını çok büyük bir keyifle dinliyordu . Anne de düşük çenesinden rahatsız olmadığını görünce bir mutlu oluyor , yazık yavrum , sen hep konuş emi .


* Marilla'ya her ne kadar başta sinirde olsam , sonra sonra onu da çok sevdim . Meğer sadece içinde ki anne şefkati ortaya çıkmasına ihtiyacı varmış . Her derdin dermanı şefkat  , ve her derdin sebebi şefkatsizlik değil mi zaten, o şefkat ortaya çıkınca Anne ile aralarında çok naif bir bağ oluştu .


* Sona , favori karakterimi bıraktım , Jerry , sevimlilik abidesi Fransız aksanlı çocuk . O nasıl bir tatlılık , sürekli sahnelerini gelsin diye sabırsızlık ile bekledim .


  Daha fazla sahnesi olsaydı keşke , pek üzerinde durulmayan bir karakter olmuş ama ben bayıldım ona , Fransız aksanına , bazı İngilizce kelimeleri anlamamasına, sürekli Anne ile uğraşmasına ve Anne ile atışmalarına HAY-RAN KAL-DIM . Ay bir bıcırık bir bıcırık , tam yanakları sıkılmalık . Umuyorum gelecek sezon daha çok sahne verirler , bu bilmişe . 






* Çok uzun yazdığımın farkındayım ama bence bu bile az kendimi tuta tuta yazdım , çünkü baştan beri dediğim gibi muhteşem bir dizi. Bıcır bıcır sevimli çocukların oynadığı , hüzün ve tebessümün çok dozunda olduğu bir diziydi , etkisinden çok uzun süre ayrılamadım  - ve bu yazıyı yazarken yeniden nasıl izlemek istedim anlatamam , burnumda tütüyor şuan 😄- , arkadaşlarıma da zorla izlettim onlarda etkisinden çıkamadılar , bir tur daha izlemişler hatta ama bu sefer anneleri ile onlarda bayılmış yani anlayacağınız , izleyip de kimse şimdiye kadar beğenmeyen olmadı . Şimdiye kadar hiçbir diziye böyle bağlanmamıştım sanırım , bir hüzün bastı gideyim de bir kere daha izleyim bari ...



You Might Also Like

10 yorum

  1. Sınav haftası öncesi çok iyi oldu bu öneri 😂 Öyle güzel anlatmışsın ki beni günaha sokacaksın 😂 sanırım 1 bölümcük izleyebilirim bugün için 😂😂
    Bayadır yoktun buralarda, yazılarını özlediğimi farkettim :) Çok açma arayı , özletme kendini kız 😘
    Sevgiler 💕💞

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nihahahahaahh :D yani ben olsam izlemezdim çünkü başlayınca kalkamıyorsun , birde ilk bölümü biraz yavaş ama geri kalanı müthiş ^^ Ahhhh sorma bende bloğu özledim ama yetiştiremiyorum vaktim kalmıyor vaktim olunca da dikkatim dağınık yazacaklarımı toparlayamıyorum , oyyy oyyyyyy , şimdi ağlıycam :(

      Sil
  2. Hiçbirşey izlememek adına nasıl da azmetmiştim halbuki, öyle güzel anlatmışsın ki çok fena aklımı çeldi o.O
    Benim sevdiğim bir tarz, bilemedim 🤔

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayy evet tam senin sevdiğin tarz 😊 eğer ki birşey izlememe gayreti içindeysen izleme ama bende ramazan boyunca izlememeye çalışıyorum hoş gerçi son zamanlarda pek istesem de bişey izleyemiyorum ya 😂

      Sil
  3. Yaşadığımız plastik hayata çomak sokmasın?😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çomak sokuyor sonra da gerçekliğe dönemeiyorsunuz 😂

      Sil
  4. izlenirmiş bi de iyi misiiiiin seeeen :) çalışıyo musuuuun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet dizi çok güzelll 😍
      İyiyim deep, sağol sorduğun için, çalışmak mı nerdeeee 😂 tembelliğe devam sadece uğraş verdiğim hobilerim ve sevdiğim insanlardan buraya gelemiyorum sanırım 😅

      Sil