Sosyal medyada son zamanlarda şu tarz bir akımdır tutturulmuş gidiyor , ' ağğbiee kitaaplağğ çok pahooloo ' . Bu ağzını yamultarak konuşan tumblr görl (!) yada insta görl (!) arkideşlerin dediklerinin mealiyse şu , kitaplar çok pahalı . Nasıl yaneee ?! Ben niye rastlamıyorum ' o pahalı ' kitaplara , geçen gün üç kitap aldım 50 lira tuttu ya, bu fiyata artık...
Hiç adetim olmamasına rağmen bir yazıda , iki dizi yazmaya niyetlendim , hadi bakalım hayırlı olsun . Ne zaman strese girsem , genel olarak sitcom tarzı , kafa yormayan , eğlenceli , çerezlik ve en önemlisi çok samimi Amerikan dizileri izlerim . En favori yapımlarım hep ABC den çıkıyor , çok eğleniyorum izlerken , bir yandan da olaylar hep günlük olaylardan oluştuğu...
İlginç bir belgesel izledim , gerçi tam belgesel miydi ona da tam emin değilim , dizi değildi , reality Show değildi , gezi programı da değildi , kısaca bir garipti , belki bir belgeselimsiydi , yada belgeselin çıtır haliydi diyebilirim . Sıkı bir belgesel izleyicisi olarak buna tam olarak belgesel diyemem - yazar burada ne kadar entelektüel bir birey olduğuna dikkat çekmek...
Bu yaz izlediğim en güzel dizi , hatta izlediğim en iyi dizilerden , kalitesi kesinlikle Kore dizilerinin çok üstündeydi . İzlerken bir an bile sıkılmadım , sanki çok bunalımlı bir konusu varmış gibide dursa da , aşırı eğlenceli ve komikti ama kesinlikle boş bir komediden ibaret değildi . Çok farklı bir tarzı vardı , dedim ya komedi olup da boş olmayan fazla...
Yeni bir şey öğrendiğimde eğer beni çok şaşırtırsa , heyecandan titrerim , ellerim buz kesilir , sanki Sibirya da ıssız bir arazide bırakılmışım gibi , parmaklarımı hissetmeyecek kadar üşür , karnım ağrır , şekerim düşer ve aşırı derecede terlerim , böyle peşimden bir mahalle boyunca köpek kovalamış gibi - ve şuanda da yazı yazdığım için aşıııırrrııı heyecanlıyım , ellerim titriyor sürekli yanlış...