İki Öğretmen, Bir Kitap

19:08:00

  Kendimi bildim bileli , hep okumayı severdim , hep okudum , heppp , beeeennnn heeeepppppp böyle muhteşemdim ,  aynen Nebahatt hanımcığım öyle bizde zaten yedi göbektir asiliz , saraylıyız , İstanbul hep bizim sonradan bu köylüler doldurdular işte , filan dermişim , ne güleriz ama değil mi ? Ahahaha yine çok gomikçiyim demii gölömm ? Tamam artistliğe gerek yok , olmadığım biriymiş gibi yapmaya da hiç gerek yok , o kadar delirmedim daha şükür .

,

  ' Hep okumayı severdim ' demeyi isterdim ama öyle bir şey mümkün değildi ne yazık ki , eğitim sisteminin en ruh hastası olduğu , kafa dağıtmak için sıra dayağı çeken sosyopat öğretmenlerin , psikolojik hasar verebildikleri ve kimsenin hiçbir şey yapamadığı o dönemin son mağdurlarından biri olarak , öyle bir okul hayatı içinde okumayı sevmem söz konusu dahilinde bile olamadı hatta bırakın okumayı sevmeyi , okumayı bile ruh hastası birinci sınıf öğretmenime olan nefretim ve öfkem yüzünden normal yaşıtlarımdan çok çookkkk sonra sökmüştüm .


  Hayatımın en ama en iğrenç iki yılını - ki 6 yaşındayım bu sırada - bir sosyopat öğretmenin - sürekli çok güzel anarım (!) -  elinde geçirip psikolojim darmadağın olmuştu , fiziki şiddette görüyorduk ama verdiği psikolojik hasarın yanından bile geçemez bu manyağın yaptıkları , küçük olduğumdan ve bizi tehdit edip sakın söylemeyin demesi ve saflığımızdan dolayı evinizde de benim kameralarım var yaptıklarınızı biliyorum deyip daha da korkuttuğundan ve benim saflığım inanmamdan - aferin bana - kimseye söylemeden iki yıl boyunca her gün korka korka okula gittim . Şimdi yeni yeni fark ettim o dönem sürekli hastaydım ama abartmıyorum , her gün hastaydım . Bütün bunlar psikolojikmiş , okuldan kaçmak için psikolojik hasta ediyormuşum kendimi - ayy kıyamam bana - .


   Bu kadının manyaklıklarını nasıl anlatsam yeterli olur bilemiyorum , çünkü sosyopat derken hiç şaka yapmıyordum , istediği olmadığından hırstan kendini kıpkırmızı hale sokup sonra bayılan bir ruh hastası , üstüne birde beni siz bayıltınız diye küçücük çocukları psikolojik bir çöküntüye sokacak kadarda manyaktı . Bir keresini beni okuldan eve kadar gizlice takip edip , kapıma dayanıp,  bu kız gerizekalı deme cüretini gösterecek kadarda salak ve insanlardan nefret edip hayatlarını mahvetmeyi amaçlamış bir ruh hastasıydı . Kendimi beğenmiş gibi gözükmek istemem ama çocukken yaşıtlarımdan daha zekiydim - baya öyle oldu ama neyse artık hhahahha- , hayatımda ilk defa biri bana bunu demişti ki , manasını bile bilmiyordum bu kelimenin ve gelip bunu güya öğretmen olması gereken nefret dolu bir sosyopat yapıyordu . Şimdi bu sosyopatın, manyaklıklarını anlatmaya devam etsem asla bitiremem , sadece bana yaptığı şeyler bile iki cilt kitap eder .


  Hayatımın sadece iki yılında olsa da psikolojimi mahvetmeye yetip , etkisini uzun yıllar çekmiştim , eğitimden , öğretmenlerden , insanlardan her şeyden nefret etmiştim , hatta yıllar sonra bir yerde karşılaşmıştım , çok korkunç bir andı benim için , abartmıyorum donup kalmıştım , kıpırdayamıyordum , kusmak istiyordum , gelip bana sarılmaya çalışmıştı  , anneme dönüp Saliha en iyi öğrencimdi demişti - manyağa bak - , kafa pırıl pırıl tabi , yoksa bir insan bu kadar kendisi ile çelişkide olamaz yani , ben o anda ne yapacağımı bilemez haldeyim ama bir anda koşmaya başladım ve oradan uzaklaştım , aradan en fazla üç-dört yıl geçmiş ama halen etkisinden kurtulamamıştım manyağın , ona karşıda koşmam ilk ve tek tepki olarak kaldı tabi , yiyorsa şimdi çıksın bakim karşıma , höyttt sonradan görme Adanalıyım ben hayatını karartırım onun . Neyse bu sosyopat manyağın yüzünden,  terapiler almam gerekti , yaşattıklarının etkisinden kurtulmama tam bir tarih bile verebilirim ergenlikle bunu atlattım ben - tam tersi olması gerekmez miydi ? - , ne terapi ne de başka şeyler işe yaramayınca ben dedim ki , aslanım Saliha kendini bu manyağın etkisinden tek bir kişi kurtarır o da sen , kendine gel ve geldim çok ilginçtir - hahahhaha - .


   Hayatımdaki psikolojik zararlarından başka zararları oldu tabi , okuldan nefret ettim , eğitimden iğrendim - ki halende değişmedi bu - , kitaplara , yazmaya düşman oldum . Yazmak ve okumak çok iddialı olmasın ama benim iki tutkum , ne oldu nasıl oldu da bu düşmanlık yerini dostluğa bıraktı , o da başka bir rezalet aslında - hahahahha - , ikinci sınıftayım psikolojim darmaduman , insanlara zaten küsmüşüm, hiç arkadaşım kalmamış, o yaşlarda arkadaş gruplarında birinin liderliği ile hareket edilir , bu zat-ı muhteşem (!) ne derse diğerleri de salak salak bunu dinlerler , bu grubun lideri de (!) bana gıcıktı hep zaten , sonrada eline fırsat geçti beni tamamen kovdurttu - olayın salaklığı hahaha -  üstüne birde güya en iyi arkadaşım sandığım kişi bana o yaşta kazık atmış - yazıklar olsun hahahaha - , bu kazıkçıların yaşı yok cidden niysiiii bu konuya girmeyelim . Ben baya yalnız kalmışım , çevremde arkadaş namına kimsem kalmamış - hainnnlerrrr - , içimde Yeşilçam itilmiş kakılmış çocukları , köşelerde sırtını dönmüş hüzünlü klipler çekiyor , Sezercik gibiyim resmen . 


  Böyle bir dönemde sokağa çıksam , bir tek köpekler kovalar o kadar bende evde durmaya başladım ama aşırı sıkılıyorum , sonra masada bir şey gördüm , yarı ağırlığımda bir kitap , ama muhteşem çizimler var içinde , sayfalarına tek tek bakıp olayları anlamaya çalışıyorum ama tabi anlamıyorum, dedim yapacak başka şey yok mecbur bunu okuyacağız  . Bir yandan da , gururuma yediremiyorum  tabi , en nefret ettiğim şey olduğunu söylemişim , asla kitap okumam restleri çekmişim ama uçarı kaçarı yok meraktan ölüyorum , bir başladım okumaya sonrada bırakamadım , ondan sonrada her anım o kitapla birlikte geçti . Dışarı çıksak eve dönmek için dakika sayar oldum , eve gidiyim de kitap okuyum diye, çünkü çok sevgili arkadaşım canım kitaplarımla buluşacaktım  . 


  Hayatımda ki en büyük dönüm noktam sanırım bu kitap oldu , içinde doğu edebiyatının ustaları,  Mevlana , Beydeba , Sadi , Keykavus ağırlıklı olarak çok güzel kıssalar yazılı , çok büyük ve kapsamlı bir kitaptı . Ben kendime dair,  gerek karakter , gerek düşünce gelişimine dair ne kaptıysam , bu kitaptan aldığım şeylerle başladı , tohum küçükken atılır bu olsa gerek , üstüne ne ağır kitaplarla haşir neşir oldum ama bu kitabın bıraktığı etkinin yanından bile geçemedi . Bu kitaba bağlılığım çok uzun sürdü , orta okula giderken bile dönem dönem yanımda taşımak zahmetine rağmen okurdum. 


  Altıncı sınıfta , Türkçe öğretmenim görüp , istemiş okumuş ve her ders yanımda getirmemi , ders sıktığında yada zaman arttığında bana,  hadi Sadi den bir yer oku , Mevlana dan bir yer bul da oku keyiflenelim derdi . Topluluk içerisinde okuma korkum , sahne ve konuşma korkumu o yıl bu sayede yenmiştim . Bu öğretmenim gerçekten benim saygıyla andığım sayılı öğretmenlerimdendi , insani bir yaklaşıma sahip ilk öğretmenimdi , her zaman beni destekleyip , özgüven aşılamış , yazmaya sürekli teşvik edip , kısa sürelide olsa okula gitmeyi işkence halinden çıkarmıştı . İşte eğitimci böyle olmalı , yıkmaya değil yapmaya çalışmalı , destek vermeli , özgüven vermeli , kesinlikle özgüven problemlerimi bu öğretmenim sayesinde aşmaya başlamıştım , umuyorum böyle gerçek eğitimcilerimiz artar . 

  Ahh ne diyordum , kitaplar evet , bu kitap dışında çok sevdiğim kitaplarım daha oldu tabi , Tübitak 'ın çıkardığı bilim dergileri ve kitaplarından okumadığım yoktur mesela , yenileri çıksın diye sabırsızlıkla beklerdim . Çizgi roman sevdiğim bir dönem oldu , ama korkunçluları değil sevmiyordum onları , mesela ' Arı Maya ' bayılırdım ona , çok güzeldi , bir kitapçı vardı oradan kiralardım , her tür kitap vardı , harikulade bir yerdi , her oradan dönerken tonla kitapla çıkardım , taşıyamazdım ama ben taşıyacağım diye inat ederdim , duygulandım resmen , ağlayacağımmm . Sonra ne oldu bilmiyorum oraya uzun süre gidemedik sonra bir daha da o kitapçıyı bulamadık , resmen hayatımın en hüzünlü anıydı , o kitapçı sanki bir rüyaydı , hani Miyazaki animeleri olur ya,  onlar gibi hissettirmişti , gerçek mi değil miydi bilemezsin ama çok mutlu olursun aynen bu his . 




  Yaaa işte böyle böyle , yıllar geçti görünüşte arkadaşım yoktu , ay bir dakika düzeltmem lazım ben arkadaş kullanmıyordum - baya salakmışım, oww yeahh aferin şimdi çok cool oldun hahaha  - , ama hiç yalnızlık çekmedim daha doğrusu yalnız değildim , o yıllar hayatımda boyunca uğraşsam da okuyamayacağım kadar kitap okudum , o yılların kattıkları ile ayakta durabiliyorum ve sanırım yine etrafımda kimse kalmasından da korkmuyorum , çünkü her zaman benim daimi dostum kitaplar beni bekleyecek bunun bilincindeyim ama şimdi tabi ki dostlarım için de şükürler olsun - okur biri şimdi , hiç atar çekemem , seviliyorsunuz ciğerlerimm 😂 - . Öff şimdi , yalımın kütüphanesinden kitap seçip , boğaz bakan bahçemde kahve içerken kitap okumayı sevdim filan desem ne güzel olurdu ama elden gelen bu , biraz zavallı biraz sürünmeli bir hikaye ama olsun , idare ediverin artık 😂.


You Might Also Like

18 yorum

  1. Yazı çok iyi komik bir de daha ne olsun 😊 benim ilk ilkokul öğretmenim çok iyiydi bana okumayı sevdiren o olmuştu :) bir sonraki öğretmenim ise tam tersi 😂

    YanıtlaSil
  2. Kişisel gelişimde erken yaşlarda öğretmenin etkisi büyüktür. Maalesef benim dönemimde de kitap okumaya teşvik eden öğretmenlerimiz olmadı. Kitap deyince ders kitabı dışında başka bir şey bilmezdik.

    YanıtlaSil
  3. ay ne öğretmenmiş öyle o nasıl öğretmen olmuş kiiii. ay kıyamam kore dramı gibi olmuş ivit miyazaki gibi deee hem çok güldüm hem çok duygulandııım. yine mikemmel bi yazııııı :) annat böyle şeyler bize böle şeylerle geeel :) boğazdaki yalıda bizi unutmağğğ :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayyyy cidden kore dramı gibiydi :D kadın pek normal değildi işte
      Yazmak istiyorum ama yetişemiyorum deep :'(
      Hehehe boğazda yalı alıp parti yapıcam o zaman herkesleri çağırıcam hahaha hayaller hayaller :D

      Sil
  4. Mim-len-din :D
    Son yazımda seni mimledim, sorulara cevaplarını merakla bekliyorum :)
    ****
    O öğretmene de buradan Allah akıl fikir versin demek istiyorum.Maalesef böyle öğretmenler de var işte :/
    Evet o gruplar çok saçmaydı ilkokuldaki, bu yüzden biz de yakın bir arkadaşımla o gruplara hiç dahil olmaz sırf ikimiz takılırdık.Bayağı da yaramazdık ilkokulda.
    Hatta bir ara yine bir olay olmuştu sınıfta , bu sefer olaya bizimle birlikte sınıftaki sessiz bir kız daha dahildi, hoca demişti o kıza kızım sen bunlara uyma diye ahhaha:D Ne günlerdi :D
    Sonra bir ara ben bu kızla da o kadar iyi anlaşamamaya başlamıştım, sınıfın en popüler (!) kız grubuna katılmaya karar vermiştim :D Sonra gittim söyledim kızlara, resmen şantaj yaptılar , o yakın kız arkadaşımla tamamen iletişimi kesmem şartı koştular bana ahahaha :D Tabii ki kesmedim iletişimi, gruba da katılamadım :D
    İlkokul gerçekten çok ilginç bir yer , ayrı bir dünya resmen. Çocuk olmak iyi güzel ama , bir bakıma iyiki büyümüşüz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ooo bayadır mimlenmemiştim :D
      Senin ilkokul anılarında komikti arada yazsana, güleriz ^^ benim ilkokul tam bir ihanet kapanına dönmüş, zar zor hatırlıyorum ama kimseyle arkadaş kalamıyordum yani :D
      Ayy cidden çok ilginç bir dünya ya, birinci sınıfa giden kardeşimin sınıfındaki çocuklar o kadar ilginç ki her seferinde şaşırıyorum :D

      Sil
  5. Yanıtlar
    1. Ayy çok tişikkirler deep ^^ yani sen de olmasan ne olur bizim halimiz :D

      Sil
  6. Şimdi hiç istemediğin şeyler söyliycem ama ben istiyorum. ;) Kişiliğini seviyorum Saliha. Böyle olaman kolay olmamış, sanırım herkes için "yazsam roman olur" dedikleri(miz) bir hayatları(mız) var. Ben bu hikayeyi böyle ayrıntılı bilmiyordum. Senin, sen olmanı sağlamış. İnşallah kitapların gibi ben(biz) de kalıcı arkadaşların olarak kalırım(kalacağız). İstersen paylaş blogda ama paylaşmasan da sorun değil. Biliyorum şuan hiç sevmiyorsun bunu okumayı ama seni seviyorum Saliya. Bu da benim serseri serbest stilim. Huyum kurusun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yavrum niye istemiyim , hahaha :D
      Ay bende kendimi seviyorum , cağnım kendim :D
      Offf bizim hayattan ne güzel roman çıkar ama değil mi , şimdi Nilgün Bodur düşünsün filan dermişim hahahaha :D
      Kalırız quardeeeşiim - kalite yine zirve - niye kalmayalım ayol :D
      yiiiooo okumayı gayet de sevdim ki bileneee ^^
      Seni çılgın yorumcu seni , böyle serseriliğe divammm

      Sil
  7. Blogunuzu yeni keşfettim. Ziyarete geldim ve izlemeye aldım. Sizinde desteğinizi bekliyorumm :))))

    YanıtlaSil
  8. Öğretmenle yaşadıklarınız gerçekten fenaymış. Fenaymış ama o kadar fena şey böyle de neşeli mi anlatılırmış, harikaydı ;)) Deep'in tavsiyesiyle tanımış olmaktan ziyadesiyle memnunum efem ;))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler ve hoş geldiniz ^^ hayat üzülmek için çok kısa , bende her şeyle dalga geçiyorum bu sebeple :D

      Sil